Logo İSLAM REHBERİ

Ebû’l İzz İsmâil b. er-Rezzâz el-Cezerî

el-Cezerî (asıl adıyla Bedîüzzamân Ebû’l-İzz İsmâil b. er-Rezzâz el-Cezerî), İslam medeniyetinin yetiştirdiği en parlak mühendis, mucit, zanaatkâr ve bilim insanıdır. Dünya bilim tarihi tarafından **"Sibernetiğin ilk kurucusu"** ve **"Robotiğin babası"** olarak kabul edilen eşsiz bir dâhidir. Bilgisayarların, otonom sistemlerin ve dijital kontrol mekanizmalarının temelini oluşturan denge-otomasyon ilkelerini asırlar öncesinden keşfetmiştir. Kendi kendine hareket eden robotlar, su saatleri, şifreli kilitler ve su pompalama makineleri tasarlayarak teorik bilgiyi pratik mekanik dehayla birleştiren muazzam bir çığır açmıştır.

REKLAM ALANI

Hayatı

1136 (Hicri 530) yılında, Dicle Nehri'nin çevrelediği ve bugün Şırnak sınırları içinde yer alan Cizre'nin (Cezîretü İbn Ömer) Tor mahallesinde dünyaya gelmiştir. Lakabı olan "el-Cezerî" ismini doğup büyüdüğü bu bölgeden almıştır. İlk ve orta öğrenimini Cizre'deki medreselerde tamamlayan İsmâil, burada fizik, matematik ve geometri gibi temel fen bilimlerinin yanında dini ve edebi ilimleri de tahsil etmiştir. Gençlik yıllarından itibaren mekanik çarklara, suyun gücüne ve hareketli düzeneklere muazzam bir ilgi duymuş, dönemin ünlü Camii Kebir (Ulu Cami) kütüphanesindeki antik Grek ve İslam mühendislik yazmalarını derinlemesine incelemiştir.

Olağanüstü mekanik dehası ve icat yeteneği sayesinde kısa sürede bölgede büyük bir şöhret kazanan el-Cezerî, o dönem bölgeye hakim olan Artuklular Devleti'nin dikkatini çekmiştir. 1181 yılında başkent Diyarbakır'a davet edilmiş ve Hasankeyf Artuklu sarayında görev yapmaya başlamıştır. Tam 25 yıl boyunca kesintisiz olarak üç farklı Artuklu sultanına (Sultan Kara Arslan, Nureddin Muhammed ve Nasreddin Mahmud) "Başmühendis" (Reîsü'l-a'mâl) olarak hizmet etmiştir. Bu çeyrek asırlık süre zarfında, saray hayatının sunduğu geniş bütçe ve imkanlarla, hayalindeki tüm mekanik düzenekleri, robotik sistemleri ve hidrolik makineleri gerçeğe dönüştürme fırsatı bulmuştur.

el-Cezerî'yi çağdaşlarından ayıran en büyük özellik, tasarladığı her mekanizmayı sadece kağıt üzerinde bırakmayıp, pirinç, bakır, ahşap ve demir gibi madenleri usta bir zanaatkâr gibi işleyerek bizzat üretmesidir. Sultan Nasreddin Mahmud'un, "Eşsiz cihazlar yaptın, ama bunlar yazıya dökülmezse kaybolur" ricası üzerine, ömrü boyunca yaptığı tüm icatları çizim ve montaj şemalarıyla kitaplaştırmıştır. Eserini tamamladıktan kısa bir süre sonra, 1206 (Hicri 602) yılında doğduğu topraklar olan Cizre'de vefat etmiş ve Nuh Peygamber Camii'nin avlusuna defnedilmiştir. Onun açtığı çığır, asırlar sonra Batı dünyasında sanayi devriminin kapılarını aralayacak mekanik sistemlerin özünü oluşturmuştur.

REKLAM ALANI

Eserleri ve Hizmetleri

el-Cezerî'nin insanlığa ve mühendislik dünyasına yaptığı en büyük hizmet, dairesel hareketi doğrusal harekete çeviren ve bugün modern arabaların motorlarından endüstriyel fabrikalara kadar her yerde kullanılan **"Krank Mili"** mekanizmasını dünyada ilk kez icat etmesidir. Aynı zamanda suyun kaldırma kuvvetini, şamandıraları, valfleri ve dişli çarkları kullanarak ilk mekanik otonom robotları inşa etmiştir. Sibernetik bilimi (insan ve makinelerdeki kontrol-iletişim sistemleri) onun su dengesi sağlayan fıskiyeleri ve otomatik içecek sunan düzenekleri sayesinde doğmuştur.

Mühendislik ve teknoloji tarihinin en mukaddes kurucu eseri sayılan başyapıtı şudur: