İSLAM REHBERİ
İmam Buhârî (asıl adıyla Ebû Abdullah Muhammed b. İsmâil b. İbrâhîm el-Cu'fî), İslam dünyasında hadis ilminin en büyük otoritesi, muhaddislerin tartışmasız lideridir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) sahih hadislerini bir araya getirdiği "Sahîh-i Buhârî" adlı eseri, Ehl-i Sünnet inancında Kur'an-ı Kerim'den sonra en güvenilir, en sahih kaynak (aslu'l-usûl) olarak kabul edilir. Hadislerin sahih olanlarını zayıf olanlarından ayırt etmek için kurduğu katı ve muazzam metodoloji, onu dünya tarihinin en büyük metodologlarından biri yapmıştır.
810 (Hicri 194) yılında Özbekistan’ın Buhara şehrinde dünyaya gelmiştir. Babası İsmâil, İmam Mâlik ve Hammâd b. Zeyd gibi büyük alimlerden ders almış, takvasıyla tanınan bir hadis alimiydi. Ancak babası o henüz küçük bir çocukken vefat etmiş, İmam Buhârî yetim olarak dindar annesinin himayesinde büyümüştür. Çocukluk yıllarında yakalandığı ağır bir hastalık sebebiyle iki gözünü de kaybetmiş, annesinin seher vakitlerinde yaptığı gözyaşı dolu duaların bereketiyle gözleri mucizevi bir şekilde eskisinden daha keskin olarak yeniden açılmıştır.
Henüz 10 yaşındayken Buhara'daki muhaddislerin meclislerine katılmaya başlayan Muhammed, sarsılmaz bir fotoğrafik hafızaya sahipti. Dinlediği bir hadisi ve onun raviler zincirini tek bir seferde ezberlerdi. 16 yaşına geldiğinde Buhara'daki alimlerin tüm hadis birikimini, Abdullah b. Mübârek ve Vekî' b. Cerrâh gibi dehaların kitaplarını tamamen hıfzetmişti. Aynı yıl annesi ve ağabeyi ile birlikte hac ibadetini eda etmek üzere Mekke-i Mükerreme'ye gitmiş, hac sonrasında memleketine dönmeyerek ilim tahsil etmek amacıyla Hicaz'da kalmıştır. Bu dönemde, henüz 18 yaşındayken Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) kabri başında, ay ışığının aydınlığında ilk büyük eseri olan "et-Târîhu'l-Kebîr"i kaleme almıştır.
İmam Buhârî, hadis toplamak uğruna İslam coğrafyasının neredeyse tamamını yürüyerek katettiği muazzam seyahatlere (rıhle) çıkmıştır. Bağdat, Basra, Kûfe, Şam, Mısır, Nişâbur ve Hicaz şehirlerini defalarca ziyaret etmiş, bin dörtten fazla hocanın rahle-i tedrisinde bulunmuştur. Yaklaşık 600 bin hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezberine almıştır. Bağdat'a gittiğinde, dönemin alimleri onun hafızasını test etmek amacıyla 100 hadisin ravilerini ve metinlerini kasıtlı olarak birbirine karıştırarak ona okumuşlar; İmam Buhârî ise yapılan tüm hataları tek tek düzelterek hadislerin asıllarını eksiksiz saymıştır. Bu hadise onun dehasını tüm İslam dünyasına ilan etmiştir.
Hayatının son yıllarında memleketi Buhara'ya dönen büyük imam, burada siyasi ve ilmi bir imtihanla karşılaşmıştır. Buhara valisi Hâlid b. Ahmed ez-Zühlî, İmam Buhârî'yi sarayına çağırarak çocuklarına özel olarak Sahîh-i Buhârî ve tarih dersleri vermesini talep etmiştir. İmam Buhârî ise "Ben ilmi hükümdarların kapısına götürerek zelil edemem. İlme ihtiyacı olan meclisimize gelir" diyerek valinin isteğini reddetmiştir. Bu dik duruşu sebebiyle vali tarafından Buhara'dan sürgün edilen İmam Buhârî, Semerkant yakınlarındaki Hartenk kasabasına yerleşmiştir. Çileli ve ilimle dopdolu ömrü, 870 (Hicri 256) yılında bir Ramazan Bayramı gecesi bu kasabada nihayete ermiş ve oraya defnedilmiştir.
İmam Buhârî’nin İslam medeniyetine yaptığı en büyük hizmet, hadis rivayetinde o güne kadar görülmemiş derecede katı şartlar (Şartu'l-Buhârî) belirlemesidir. Bir hadisi sahih kabul etmek için sadece ravilerin dürüst ve hafız olmasını yeterli bulmamış; hadisi aktaran iki ravinin kronolojik olarak aynı dönemde yaşamış olmasının yanında, bizzat yüz yüze görüşmüş olduklarının (likā) ispatlanmasını da şart koşmuştur. Ayrıca kitabına alacağı her bir hadis için boy abdesti alıp iki rekat namaz kılmış, istihareye yatarak kalbine tam bir mutmainlik gelmedikçe o hadisi sayfasına eklememiştir.
İslam dünyasının başucu kaynakları olan en meşhur eserleri şunlardır: