Logo İSLAM REHBERİ

İmam Mâlik b. Enes

İmam Mâlik (asıl adıyla Mâlik b. Enes), dört büyük fıkıh mezhebinden biri olan Mâlikî mezhebinin kurucusu, büyük hadis alimi ve fakihtir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hadis-i şeriflerini topladığı dünyaca ünlü eseri el-Muvatta ile hadis fıkhının temellerini atmıştır. Hayatı boyunca Medine-i Münevvere’den neredeyse hiç ayrılmadığı ve buradaki muazzam ilmi mirası koruduğu için İslam dünyasında "İmamu Dâri'l-Hicre" (Hicret Yurdunun İmamı) ve "Medine İmamı" unvanlarıyla anılmıştır.

REKLAM ALANI

Hayatı

711 (Hicri 93) yılında, İslam'ın kalbi ve vahiyle nurlanmış Medine-i Münevvere’de dünyaya gelmiştir. Soyu Yemen’in köklü kabilelerinden olan Zûasbah hanedanlığına dayanır. Ailesi, hadis rivayeti ve sahabe asarı konusunda derin bir ilmi birikime sahipti; nitekim dedesi Mâlik, Hz. Ömer başta olmak üzere birçok büyük sahabe ile görüşmüş, amcası Ebû Süheyl ise dönemin saygın hadis hocalarından biri olmuştur. Böylesine bereketli bir yuvada yetişen genç Mâlik, küçük yaşlarda Kur'an-ı Kerim'i ezberlemiş ve ailesinin de teşvikiyle Medine’deki ilim halkalarına katılmıştır.

İmam Mâlik’in ilmi yetişmesinde en büyük pay, Tâbiîn neslinin en büyük fakihi kabul edilen İbn Hürmüz’e aittir. Onun rahle-i tedrisinde tam yedi yıl boyunca kesintisiz kalmış, kimsenin bilmediği ince fıkhi meseleleri ve akaid esaslarını öğrenmiştir. Hadis ilminde ise Medine’nin en büyük otoritesi olan İbn Şihâb ez-Zührî ve Nâfi‘ gibi devasa isimlerden ders almıştır. Hz. Ömer’in ve Hz. Âişe validemizin ilmi mirasını, onların talebeleri vasıtasıyla doğrudan süzerek bünyesine katmıştır. Zekası ve ezber gücü o kadar yüksekti ki, hocalarının tek bir mecliste okuduğu onlarca hadisi tek seferde eksiksiz hafızasına alırdı.

Yirmi yaşını biraz geçtiğinde, Medine’nin önde gelen 70 alim ve müftüsünün "Artık kürsüye çıkıp ders verebilir, fetva verebilirsin" şeklinde ortak şehadeti ve izniyle Mescid-i Nebevî’de ders vermeye başlamıştır. Onun ders meclisleri muazzam bir edep ve huşu içinde geçerdi. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hadislerine o kadar büyük bir hürmet gösterirdi ki, abdest alıp güzel kokular sürünmeden, saçını sakalını tarayıp en temiz kıyafetlerini giymeden asla hadis meclisine oturmazdı. Ders esnasında kendisini akrep soktuğu halde, Resûlullah’ın hadis-i şerifini yarıda kesmemek adına acısını gizlediği ve duruşunu bozmadığı rivayet edilir. Kendisinden, aralarında İmam Şâfiî’nin de bulunduğu binlerce talebe fıkıh ve hadis öğrenmiştir.

Siyasi duruşunda her zaman hakkı gözetmiş, dönemin idarecilerinin haksız uygulamalarına karşı çıkmıştır. Abbâsî halifesi Ebû Câfer el-Mansûr döneminde, baskı altında ve zorla yaptırılan biatların fıkhî olarak geçersiz olduğunu (baskı altındaki kişinin boşanma davasının düşmeyeceğine dair fıkhı kıyasla) açıkça savunduğu için Medine valisi tarafından kırbaçlatılmış, omuzları çıkana kadar işkence görmüştür. Ancak bu ağır baskılar bile onun hakikati haykırmasına engel olamamıştır. İlerleyen yaşlarında Medine’ye ve Efendimiz’in (s.a.v.) hatırasına duyduğu derin saygıdan ötürü şehirde asla binit (at, deve) üzerine binmemiş, hep yalın ayak yürümeyi tercih etmiştir. Ömrünü sünnet-i seniyyeyi korumaya adayan büyük imam, 795 (Hicri 179) yılında doğduğu yer olan Medine'de vefat etmiş ve Cennetü'l-Bakî mezarlığına defnedilmiştir.

REKLAM ALANI

Eserleri ve Hizmetleri

İmam Mâlik, fıkıh metodolojisinde Medine halkının örfünü ve yaşayışını (Amel-i Ehl-i Medine) çok güçlü bir delil olarak kabul etmiştir. Çünkü ona göre sünnetin en canlı ve bozulmamış hali, Efendimiz'in (s.a.v.) ve sahabenin dizinin dibinde yetişen Medine halkının kesintisiz süregelen pratik hayatıydı. Bu fıkhi bakış açısı, onun ekolünü diğer mezheplerden ayıran en belirgin husus olmuştur.

İslam medeniyetine bıraktığı en önemli eserler ve kaynaklar şunlardır: