İSLAM REHBERİ
İftar Duası, gün boyu yalnızca Allah rızası için aç ve susuz kalarak nefis terbiyesi yapan müminin, akşam ezanıyla birlikte rızka kavuştuğu o ilk anda ettiği şükür ve niyazdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), iftar vaktinin duaların geri çevrilmediği çok özel bir zaman dilimi olduğunu müjdelemiş ve orucunu açarken Yüce Allah'a teslimiyetini bu güzel kelimelerle ikrar etmiştir.
Okunuş Metni
Türkçe Meali
Oruç açılan o mukaddes an, kul ile Rabbi arasındaki perdelerin kalktığı ve rahmetin coştuğu bir vakittir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz oruçlunun iftar açtığı sırada geri çevrilmeyen müstecap (kabul olunan) bir duası vardır." Bu yüzden müminler iftar sofrasında sadece kendilerine değil, tüm İslam alemine dua etmelidir.
Bir hadis-i şerifte oruç tutanın iki sevinç anı olduğu müjdelemiştir: "Oruçlunun iki sevinci vardır; biri iftar ettiği zamanki sevinci, diğeri ise Rabbine kavuştuğu zamanki (ahiretteki) sevincidir."
Günün her anını ibadet şuuruyla geçiren kul, iftar duası ile acziyetini ve sabrının mükâfatını Allah'tan beklediğini ilan eder. Bu samimi duruş, günahların silinmesine vesile olur.
Oruç ibadetinin sevabını ve sıhhatini artırmak için iftar anında Peygamberimiz'in sünnetlerine ve tavsiye ettiği adap kurallarına uymak oldukça önemlidir.
İftar Sünnetleri: Akşam ezanı okunduğunda iftarı yapmakta acele etmek (vakti geciktirmemek) sünnettir. Efendimiz (s.a.v.), "İnsanlar iftar etmekte acele ettikleri sürece hayır üzere yaşarlar" buyurmuştur. Orucu varsa taze veya kuru **hurma** ile, yoksa **su** veya zeytin gibi hafif bir gıdayla açmak da Allah Resûlü'nün en belirgin sünnetlerindendir. Ayrıca iftar sofrasında israftan kaçınmak, mideyi birdenbire ağır yemeklerle doldurmamak ve birine iftar ettirmenin (iftar daveti vermenin) muazzam sevabından nasiplenmek de ramazan ayının güzelliklerindendir.