İSLAM REHBERİ
Tövbe ve İstiğfar, kulun bilerek veya bilmeyerek işlediği günahlardan, hatalardan ve kusurlardan dolayı pişmanlık duyup Allah'tan bağışlanma talep etmesidir. İstiğfar, dil ile af dilemek; tövbe ise o günahı bir daha işlememek üzere kesin bir kararlılıkla kalben Allah'a yönelmektir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), geçmiş ve gelecek tüm günahları bağışlandığı halde günde yetmiş defadan fazla tövbe-istiğfar ettiğini bildirerek ümmetine bu manevi temizliği miras bırakmıştır.
Seyyidül İstiğfar (İstiğfarın En Yücesi)
Türkçe Meali
İhlasla yapılan istiğfar, kalbin kirini temizler, rızık kapılarını açar ve kulun üzerindeki dertleri kaldırır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Seyyidül İstiğfar duası hakkında şöyle buyurmuştur: "Kim bu duayı sevabına ve faziletine yürekten inanarak gündüz okur da o gün akşama ermeden ölürse cennetliklerdendir. Kim de gece inanarak okur da sabaha çıkmadan ölürse yine cennetliklerdendir."
Hadis-i şerifte bildirildiğine göre, kul bir günah işlediğinde kalbinde siyah bir leke oluşur. Eğer kul tövbe edip istiğfar ederse, o leke silinir ve kalp aynası tekrar parlar. Tövbe edilmezse kalp zamanla tamamen kararır.
Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle müjdelemiştir: "Kim istiğfara devam ederse, Allah ona her darlıktan bir çıkış, her kederden bir kurtuluş yolu açar ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır."
Tövbenin Allah katında kabul görmesi ve samimi (Nisuh) bir tövbe olabilmesi için İslam alimleri belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini vurgulamışlardır.
Tövbenin Şartları: 1- İşlenen günahtan dolayı kalben tam bir pişmanlık duymak ("Tövbe pişmanlıktır" hadisi uyarınca). 2- O günahı işlemeyi derhal terk etmek. 3- O günaha bir daha kesinlikle dönmemeye azmetmek. 4- Eğer işlenen günah bir kul hakkını gasbetmek ise, hak sahibini bulup helallik almak ve hakkını iade etmek esastır. Ayrıca tövbe edecek kimsenin güzelce bir abdest alıp iki rekat **Tövbe Namazı** kılması, ardından Kelime-i Tevhid ve "Estağfirullah el-azîm ve etûbü ileyk" zikirleriyle dilini meşgul etmesi tövbenin adabındandır.