İSLAM REHBERİ
Kuşluk namazı (Duha), güneşin doğmasından yaklaşık 45-50 dakika sonra (kerahet vakti çıktıktan sonra) başlayıp, öğle ezanına yaklaşık 20 dakika kalana (istiva vaktine) kadar olan süre içinde kılınan çok faziletli bir nafile namazdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in bizzat kıldığı ve ashabına tavsiye ettiği bu mübarek ibadet, en az 2 rekât olmak üzere tercihe göre 4, 8 veya 12 rekât olarak kılınabilir.
• En az 2 Rekât Sünnet (Tercihe göre ikişer rekâtlar halinde artırılarak kılınabilir).
Kuşluk namazının kılınış yapısı, sabah namazının sünneti ile tamamen aynıdır:
1. "Niyet ettim Allah rızası için kuşluk namazını kılmaya" diye niyet edilir.
2. "Allahu Ekber" denilerek tekbir alınır ve eller bağlanarak namaza başlanır.
3. Birinci rekâtta sırasıyla Sübhaneke duası okunur, Eûzü-Besmele çekilir, Fatiha Suresi ve ardından bir zamm-ı sure okunur.
4. "Allahu Ekber" denilerek rükûya gidilir, 3 defa "Sübhane Rabbiyel Azim" denir. Doğrulurken "Semiallahu Limen Hamideh", tamamen doğrulunca "Rabbena Lekel Hamd" denir.
5. "Allahu Ekber" denilerek secdeye gidilir. 3 defa "Sübhane Rabbiyel Ala" denir. Oturulur, tekrar secdeye gidilir ve 3 defa aynı tesbih söylenir.
6. "Allahu Ekber" denilerek ikinci rekât için ayağa kalkılır.
7. İkinci rekâtta sadece Besmele çekilir, Fatiha Suresi ve bir zamm-ı sure okunur.
8. Tekrar rükû ve secdeler yapılarak son oturuşa geçilir.
9. Son oturuşta sırasıyla Ettehiyyatü, Allahümme Salli, Allahümme Barik ve Rabbena duaları okunur.
10. Önce sağa, sonra sola "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denilerek selam verilir ve namaz tamamlanır.
(Not: 4, 8 veya 12 rekât kılmak isteyenler, selam verdikten sonra ayağa kalkıp yeniden niyet ederek ikişer rekât şeklinde namaza devam edebilirler.)
Kuşluk namazı, vücuttaki tüm eklemlerin ve azaların şükrü hükmündedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde: "Her birinizin her bir eklemi için günde bir sadaka vermesi gerekir... Müminin kılacağı iki rekât kuşluk namazı ise bütün bunlara bedel olur" buyurmuştur. Günün ilk saatlerinde, rızık telaşı ve dünya meşgalesi henüz tam başlamışken Allah'ı anarak huzura durmak; işlerin bereketlenmesine, manevi bir huzur elde edilmesine ve geçmiş günahların bağışlanmasına muazzam bir vesiledir.