Logo İSLAM REHBERİ

Hz. Harun (A.S.)

Hz. Harun (A.S.), Kur'an-ı Kerim'de adı sıklıkla zikredilen, ulu'l-azm peygamberlerden Hz. Musa'nın (A.S.) öz ağabeyi ve en büyük destekçisidir. Üstün hitabet yeteneği, nurlu ve fasih dili, yumuşak huyluluğu ve sarsılmaz sadakati ile övülen mübarek bir peygamberdir. Kardeşi Hz. Musa'nın duası ve Allah'ın takdiriyle peygamberlik makamına getirilmiş, Firavun'un sarayından çöl yıllarına kadar İsrailoğullarının tevhid mücadelesinde çok kritik ve birleştirici bir rol üstlenmiştir.

REKLAM ALANI

Hayatı

Hz. Harun (A.S.), Mısır'da İmran ve Yuhâbed çiftinin ilk erkek evladı olarak dünyaya geldi. Kardeşi Hz. Musa'nın doğduğu ve tüm erkek çocukların öldürüldüğü dehşetli yıldan önce (çocuk kıyımının yapılmadığı muafiyet yılında) doğduğu için güven içinde büyüdü. Hz. Musa'nın sarayda büyümesi ve ardından Medyen'e hicret etmesi sürecinde Mısır'da kaldı ve kavminin yaşadığı sıkıntılara bizzat şahitlik etti. Hz. Musa, Medyen dönüşü Tûr Dağı'nda peygamberlikle şereflendirilip Firavun'a gönderilme emri aldığında, kendi lisanındaki tutukluğu dile getirerek: "Kardeşim Harun'un dili benden daha fasih, daha akıcıdır. Onu da benimle beraber, beni doğrulayan bir yardımcı (vezir) olarak gönder" diye dua etti. Bu samimi dua kabul gördü ve Hz. Harun'a da peygamberlik vazifesi ihsan edildi.

İki kutlu kardeş, Firavun'un sarayına giderek zalim hükümdarı tek bir Allah'a kulluk etmeye ve köleleştirdiği İsrailoğullarını serbest bırakmaya davet ettiler. Hz. Harun, üstün hitabet gücü ve etkileyici belâgatiyle Hz. Musa'nın tebliğ yükünü hafifletti; büyücülerle yapılan büyük karşılaşmada ve Mısır'a gönderilen büyük ilahi musibetler esnasında kardeşinin en büyük dayanağı oldu. Kızıldeniz'in mucizevi bir şekilde yarılarak Firavun ordusunun helak olmasının ardından, İsrailoğullarıyla birlikte Sina Çölü'ne geçti ve topluluğun dini ve sosyal düzenini korumak için gece gündüz mücadele etti.

Hz. Harun'un en büyük imtihanı, Hz. Musa'nın ilahi vahyi ve Tevrat'ı (On Emir) almak üzere kırk günlüğüne Tûr Dağı'na çıktığı dönemde gerçekleşti. Hz. Musa, ayrılmadan önce kavmin idaresini ağabeyine emanet ederek, "Kavmimin içinde benim yerime geç, ıslaha çalış ve bozguncuların yoluna uyma" talimatını verdi. Ancak Musa'nın yokluğunu fırsat bilen Samiri adındaki bir münafık, kavmin altın ziynet eşyalarını eriterek rüzgar estikçe böğürme sesi çıkaran altından bir buzağı heykeli yaptı ve insanları buna tapmaya ikna etti. Hz. Harun, kavmini sert bir şekilde uyararak: "Ey kavmim! Siz bununla ancak imtihan ediliyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman'dır. Bana uyun ve emrime itaat edin!" dediyse de, gözü dönmüş azgın güruh ona saldırdı, hatta canına kastedecek raddede onu yalnız bıraktılar.

Hz. Musa Tûr Dağı'ndan elinde levhalarla döndüğünde, kavminin şirke düştüğünü görerek büyük bir üzüntü ve öfkeye kapıldı. Emanete sadakat gösterilmediğini düşünerek ağabeyi Hz. Harun'un saçından ve sakalından tutup hesaba çekti. Hz. Harun ise büyük bir vakar ve nezaketle kardeşine durumu izah etti: "Ey anam oğlu! Saçımdan sakalımdan tutma. Gerçek şu ki kavim beni aciz bıraktı, neredeyse beni öldüreceklerdi. Ben senin 'İsrailoğulları arasına ayrılık soktun, sözümü tutmadın' demenden korktuğum için (onları tamamen terk edemedim)" dedi. Hakikati ve ağabeyinin suçsuzluğunu anlayan Hz. Musa, öfkesini yatıştırarak hem kendisi hem de ağabeyi için Allah'tan mağfiret diledi: "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetinin içine al."

Hz. Harun (A.S.), İsrailoğullarının kutsal topraklara (Arz-ı Mev'ud) girmeyi reddetmesi üzerine çarptırıldıkları kırk yıllık Tîh (çöl) hayatı döneminde vefat etti. Hz. Musa'dan kısa bir süre önce, Sina Yarımadası'ndaki Hor Dağı'nda (bugünkü Ürdün sınırları içinde, Petra yakınlarında) ruhunu teslim etti. Cenazesi bizzat Hz. Musa tarafından toprağa verildi. Bugün vefat ettiği tepe "Cebel-i Harun" (Harun Dağı) olarak anılmakta ve üzerinde bir türbe bulunmaktadır. Onun soyundan gelen kahinler ve nesiller, İsrailoğulları içinde dini hukukun ve ibadet düzeninin (Levililer silsilesinin) koruyucuları olmuşlardır.

Hz. Harun'un (A.S.) soy kütüğünde, evlilik bağı ve kendisinden sonra inanç mirasını devralan evlatları tarihi kaynaklarda şu şekilde yer almaktadır:

REKLAM ALANI

Mucizeleri ve Üstünlükleri

Hz. Harun (A.S.), kardeşi Hz. Musa ile omuz omuza yürürken ilahi irade tarafından şu hususi üstünlükler ve ortak mucizelerle teyit edilmiştir: