İSLAM REHBERİ
Hz. Lut (A.S.), Kur'an-ı Kerim'de adı sıkça zikredilen, yüksek iffeti, sabrı ve mücadelesiyle övülen mübarek bir peygamberdir. Hz. İbrahim'in (A.S.) yeğeni olan Hz. Lut, insanlık tarihinde daha önce hiç görülmemiş ahlaksızlıkların, sapkınlıkların ve haksızlıkların yaşandığı Sodom halkına elçi olarak gönderilmiş; kavminin inkarda direnmesi üzerine gelen dehşetli ilahi azapla tarihe ibret levhası olarak geçmiş sarsılmaz bir iman önderidir.
Hz. Lut (A.S.), Hz. İbrahim'in kardeşi Haran'ın oğludur. Gençlik yılları Mezopotamya'da, amcası Hz. İbrahim'in yanında geçti. Babil hükümdarı Nemrud'un zulmünden kaçarken amcası ile birlikte Filistin ve Şam bölgelerine hicret etti. Daha sonra Allah Teâlâ, Hz. Lut'u peygamberlikle vazifelendirerek bugün Lut Gölü (Ölü Deniz) olarak bilinen bölgenin yakınlarında bulunan Sodom ve çevresindeki şehirlere elçi olarak gönderdi. Sodom halkı, zenginlik ve refah içinde yaşayan ancak ahlaki açıdan tamamen kokuşmuş bir toplumdu. Ticaret yolları üzerinde bulundukları için şehre gelen yabancıların mallarını gasp ediyor, haksızlık yapıyor ve en önemlisi insanlık fıtratına tamamen aykırı olan, tarihte ilk kez kendilerinin başlattığı eşcinsellik (lutilik) sapkınlığını alenen işliyorlardı.
Peygamberlik vazifesini alan Hz. Lut, büyük bir cesaretle kavminin karşısına çıktı. Onları Allah'tan korkmaya, iffetli olmaya ve kadınlarla evlenerek meşru bir aile hayatı kurmaya davet etti. Kur'an-ı Kerim'de zikredildiği üzere onlara, "Sizden önce alemlerden hiçbirinin yapmadığı hayâsızlığı mı yapıyorsunuz? Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz haddi aşan azgın bir kavimsiniz!" diyerek uyardı. Ancak Sodom halkı, bu haklı ve ahlaki davet karşısında daha da küstahlaştı. Hz. Lut'u ve ona inanan az sayıdaki mümini kastederek, "Çıkarın bunları memleketinizden! Çünkü onlar temiz kalmak isteyen insanlarmış!" diyerek dalga geçtiler, hatta onu sürgün etmekle ve canına kastetmekle tehdit ettiler.
Hz. Lut, onlarca yıl boyunca kavminin hakaretlerine, ahlaksız tekliflerine ve sinsi baskılarına karşı tek başına büyük bir sabırla direndi. Bu süreçte en büyük acılardan birini de kendi evinde yaşadı. Eşi Vâhile, Hz. Lut'a kalben iman etmemişti ve sinsi bir şekilde inkarcıların safında yer alıyordu. Evlerine temiz ahlaklı bir yabancı veya misafir geldiğinde, gizlice dışarıdaki sapkın müşriklere haber uçurarak onlara yataklık ediyordu. Kavmin günah ve azgınlık bardağı tamamen taşıp, artık hiçbirinin hidayete gelmeyeceği kesinleşince, Allah Teâlâ bu toplumu helak etmek üzere insan suretinde çok yakışıklı birer genç olan melek elçilerini (Hz. Cebrail, Mikail ve Azrail) gönderdi. Melekler Sodom'a gelmeden önce Hz. İbrahim'e uğrayıp ona bir evlat müjdelediler ve Lut kavmini helak edeceklerini bildirdiler.
Melekler genç delikanlılar suretinde Hz. Lut'un evine misafir olarak geldiklerinde, Hz. Lut onların melek olduğunu henüz bilmiyordu ve kavminin onlara zarar vermesinden korkarak derin bir endişeye kapıldı. İnkarcı hanımı derhal dışarı çıkıp müşriklere evde çok yakışıklı gençlerin olduğunu haber verdi. Bunu duyan sapkın halk, çılgınca bir hırsla Hz. Lut'un evini kuşattı ve misafirlerin kendilerine teslim edilmesini istedi. Hz. Lut, kapıyı arkadan tutarak, "Misafirlerime karşı beni rezil etmeyin! İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?" diye feryat etti. O sırada misafirler gerçek kimliklerini açıkladılar: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyken, onlar sana asla dokunamazlar." Hz. Cebrail'in bir kanat işaretiyle kapıyı zorlayan müşriklerin gözleri anında kör oldu ve neye uğradıklarını şaşırarak dağıldılar. Melekler Hz. Lut'a, gece yarısı iman eden ailesini ve kızlarını yanına alarak şehri terk etmesini, arkalarına asla bakmamalarını, ancak karısının helak olanlarla birlikte kalacağını bildirdiler.
Hz. Lut ve kızları gecenin karanlığında şehirden uzaklaştıktan sonra, tan yeri ağarırken ilahi azap tecelli etti. Müthiş bir patlama ve sarsıntıyla Sodom ve çevre şehirlerin altı üstüne getirildi; şehirler ters çevrilerek yere çarpıldı. Ardından gökyüzünden üzerlerine, her birinin ismi ve hedefi önceden belirlenmiş, balçıktan pişirilmiş sarsıcı taşlar (siccîl) yağdırıldı. Hz. Lut'un arkaya kalan inkarcı eşi de dahil olmak üzere sapkın medeniyetin tamamı saniyeler içinde taşlar altında kalıp yok oldu. Bugün bu helak bölgesinde hiçbir canlının yaşayamadığı, yüksek oranda tuz ve mineral barındıran Ölü Deniz (Lut Gölü) yer almaktadır. Hz. Lut ve beraberindeki müminler ise sağ salim Filistin topraklarına, Hz. İbrahim'in yanına ulaştılar. Hz. Lut, ömrünün kalan kısmını buralarda ibadet ve irşatla geçirerek vefat etti.
Hz. Lut'un (A.S.) tek eşi, peygamberine ihanet ederek inkarcılarla iş birliği yapan ve taş yağmuru altında helak olan **Vâhile**'dir. Hz. Lut'un bu evlilikten doğan ve babalarına sadakatle bağlanarak iman eden iki mübarek kızı olmuştur. İslam ve tarih kaynaklarında bu kızlarının isimleri **Reta (Riyâ)** ve **Zuğba** olarak zikredilir. Hz. Lut'un soyu, babalarıyla birlikte hicret eden bu iffetli kızları vasıtasıyla devam etmiştir.
Hz. Lut (A.S.), tarihin en azgın ve fıtrat dışı topluluğuna karşı yürüttüğü çetin mücadelede Allah tarafından şu kesin ve sarsılmaz mucizelerle desteklenmiştir: