Logo İSLAM REHBERİ

Halid bin Velid (R.A.)

Halid bin Velid (R.A.), İslam tarihinin en büyük askeri dehası, katıldığı hiçbir savaşı kaybetmeyen efsanevi bir komutan ve Peygamber Efendimizin (S.A.V.) şerefli yol arkadaşlarından biridir. Hayatı boyunca hem İslam öncesinde hem de Müslüman olduktan sonra düzinelerce çetin savaşa girmiş, stratejik dehasıyla Bizans ve Sasani (Pers) imparatorluklarını dize getirmiştir. Gösterdiği sarsılmaz cesaret ve muazzam başarılar sebebiyle kendisine bizzat Resûlullah tarafından "Seyfullah" (Allah'ın Kılıcı) unvanı verilmiştir.

REKLAM ALANI

İslam ile Şereflenmesi ve İlk Dönemleri

Mekke'de, Kureyş kabilesinin askeri işlerinden sorumlu olan nüfuzlu Mahzûm koluna mensup olarak dünyaya gelen Halid, küçük yaşlardan itibaren mükemmel bir savaşçı, süvari ve stratejist olarak yetiştirildi. İslamiyet'in ilk yıllarında müşrik ordusunun safındaydı ve Uhud Savaşı'nda Müslümanların okçular tepesini terk etmesini fırsat bilerek yaptığı karşı hamleyle savaşın seyrini değiştiren isim olmuştu. Ancak kalbindeki hidayet nuru, Hudeybiye Antlaşması'nın ardından filizlendi. Hicretin 8. yılında Mekke'den Medine'ye gelerek Peygamber Efendimizin (S.A.V.) huzurunda Müslüman oldu. Efendimiz onun İslam'a girişine çok sevinmiş ve onun dehasını takdir etmiştir. Müslüman olduktan kısa süre sonra çıktığı Mute Savaşı'nda üç komutanın sırayla şehit düşmesinin ardından ordunun başına geçmiş, elinde dokuz kılıç parçalanacak raddede savaşarak az sayıdaki İslam ordusunu Bizans çemberinden mucizevi bir taktikle kurtarmıştır.

REKLAM ALANI

Büyük Fetihler ve Askeri Başarıları

Halid bin Velid, Peygamber Efendimizin (S.A.V.) vefatının ardından Hz. Ebu Bekir (R.A.) döneminde baş gösteren dinden dönme (Ridde) isyanlarının ve sahte peygamberlerin ortadan kaldırılmasında başrolü oynadı. İslam birliği yeniden sağlandıktan sonra yönünü dönemin iki süper gücüne çevirdi. Irak ve İran (Sasani) cephesinde zincirleme zaferler kazanarak bölgeyi İslam topraklarına kattı. Ardından Suriye cephesine intikal ederek Bizans İmparatorluğu'na karşı tarih derslerine konu olan Yermük Savaşı'nı yönetti. Kendisinden katbekat üstün olan 200 bin kişilik Bizans ordusunu imha ederek Suriye, Şam ve Filistin kapılarının Müslümanlara açılmasını sağladı. Onun askeri dehası, düşmanın hareket kabiliyetini önceden sezen psikolojik savaş taktiklerine ve ordusunu çok hızlı kaydırabilme yeteneğine dayanıyordu.

REKLAM ALANI

Teslimiyeti ve Vefatı

Hz. Ömer'in (R.A.) halifeliği döneminde, insanların kazanılan zaferleri Allah'tan bilmek yerine Halid'in şahsına bağlamaya başlaması ve tevhid inancının zedelenmesi endişesiyle başkomutanlık görevinden alındı. Halid bin Velid, kibirlenmeden ve kırılmadan bu emre mutlak bir teslimiyet gösterdi; "Ben Ömer için değil, Ömer'in Rabbi için cihad ediyorum" diyerek sıradan bir asker olarak en ön safta savaşmaya devam etti. Ömrü cephelerde geçen, vücudunda kılıç, mızrak ve ok yarası isabet etmemiş tek bir karış yer bulunmayan bu şanlı komutan, en çok arzuladığı savaş meydanında şehit olma rütbesine yatakta yakalanmanın hüznünü yaşadı. Vefat yatağındayken "Savaş meydanlarında şehit olmayı arzuladım ama evimde yatağımda bir deve gibi ölüyorum. Korkakların gözlerine uyku girmesin!" diyerek haykırdı. Hicri 21 yılında Humus'ta vefat eden Halid bin Velid, kendi adıyla anılan caminin haziresine defnedildi.