İSLAM REHBERİ
Mikdad bin Esved (R.A.), İslam'ın ilk Müslümanları arasında yer alan, savaş meydanlarındaki atikliği, sarsılmaz sadakati ve özellikle Bedir Savaşı'ndaki tarihi çıkışıyla hafızalara kazınan ulu bir sahabidir. Peygamber Efendimizin (S.A.V.) "Allah yolunda atını koşturan ilk süvari" iltifatına mazhar olan Mikdad, zorluk anlarında hakikatten yana tavır almanın en güzel örneğini sergilemiştir.
Aslen Kindeli olan Mikdad, Mekke'ye gelip Esved bin Abdyegus'un himayesine girdiği için "Mikdad bin Esved" olarak anılmıştır. İslam'ın nurlu mesajı duyulmaya başladığında, bu davetin hak olduğunu hemen idrak etmiş ve Müslüman olan ilk yedi kişiden biri olma şerefine ermiştir. Mekke'nin o zorlu günlerinde müşriklerin baskılarına göğüs germiş, Habeşistan'a hicret etmiş ve ardından Medine'ye geçerek İslam'ın kuruluşunda aktif rol oynamıştır.
Mikdad bin Esved'in İslam tarihindeki en unutulmaz anı, Bedir Savaşı öncesinde yaşanmıştır. Efendimiz (S.A.V.) müşrik ordusunun büyüklüğünü haber alınca, ashabı ile istişare etmiş; Ensar ve Muhacirlerin görüşlerini sormuştu. Mikdad (R.A.), ayağa kalkarak o tarihi sözleri söylemiştir: "Ya Resûlallah! Allah sana neyi emrettiyse onu yap! Biz, İsrailoğullarının Hz. Musa'ya dediği gibi 'Sen ve Rabbin gidip savaşın, biz burada oturacağız' demeyeceğiz. Biz senin sağında, solunda, önünde ve arkanda çarpışacağız!" Bu sözler, Efendimizin (S.A.V.) yüzünün nurlanmasına ve ashabın imanının coşmasına vesile olmuştur.
Mikdad (R.A.), Bedir'den sonra Uhud, Hendek ve İslam'ın diğer tüm büyük gazvelerinde İslam ordusunun en seçkin süvarilerinden biri olarak yer aldı. Savaşlarda sergilediği cesaret, her zaman ordunun maneviyatını yükseltmiştir. Hz. Peygamber'in vefatından sonra da İslam davasının istikrarı için büyük gayret göstermiştir. Hicri 33 yılında Medine yakınlarındaki Cürf denilen yerde vefat ettiğinde, naaşı bizzat Hz. Osman (R.A.) tarafından kıldırılan cenaze namazı ile Cennetü'l-Baki'ye defnedilmiştir. O, her zaman hakkın yanında duran ve Allah yolunda at koşturmaktan geri durmayan sadık bir muvahhid olarak tarihe geçmiştir.