Logo İSLAM REHBERİ

Muaz bin Cebel (R.A.)

Muaz bin Cebel (R.A.), Medine'nin Hazrec kabilesinden, İslam'ın ilk yıllarında genç yaşta Müslüman olan ve ilmiyle Efendimizin (S.A.V.) hususi teveccühünü kazanan büyük bir sahabidir. Peygamber Efendimizin onun hakkındaki "Ümmetimin helal ve haramı en iyi bileni Muaz bin Cebel'dir" buyruğu, onun İslam hukukundaki (fıkıh) otoritesini tescil etmektedir. O, ilmi sadece ezberleyen değil, hayatına tatbik eden ve öğretmek için dünyanın uzak köşelerine giden bir ilim yolcusudur.

REKLAM ALANI

Peygamber Efendimizle İlişkisi ve Yemen Vazifesi

Muaz bin Cebel, Efendimizle (S.A.V.) derin bir muhabbete sahipti. Bir gün Efendimiz, onun elini tutarak "Ya Muaz! Vallahi seni seviyorum" buyurmuş, o da bu sevgiye layık olmaya çalışarak ömrünü İslam'a adamıştır. Hicretin 10. yılında, henüz 20'li yaşlarının sonundayken Efendimiz onu Yemen'e vali ve öğretmen olarak gönderdi. Gönderirken ona, "Sana bir dava geldiğinde ne ile hükmedeceksin?" diye sorduğunda, Muaz'ın "Allah'ın Kitabı ile", "Orada bulamazsan?" sorusuna "Resûlü'nün sünneti ile", "Onda da bulamazsan?" sorusuna ise "Kendi görüşümle (içtihadımla) hükmederim" cevabı, Efendimiz tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanmış ve takdir edilmiştir. Bu diyalog, İslam hukukunun içtihat prensibinin temelini oluşturmuştur.

REKLAM ALANI

İlmi Derinliği ve Hicaz'dan Şam'a

Hz. Muaz, sadece bir idareci değil, aynı zamanda bir öğretmendi. Yemen halkına Kur'an'ı, ibadetleri ve İslam ahlakını öğreterek bölgenin Müslümanlaşmasında başrol oynadı. Efendimizin vefatından sonra Medine'ye dönmüş, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer dönemlerinde de devletin en kritik ilmi meselelerinde danışmanlık yapmıştır. İlim öğrenme ve öğretme tutkusu o kadar büyüktü ki, Hz. Ömer onu Şam bölgesine ilim yayması için göndermiş, o da hayatının sonuna kadar orada İslam'ın meşalesini taşımıştır.

REKLAM ALANI

Vefatı ve Mirası

Hicri 18 yılında, Suriye'de vuku bulan Amvâs (veba) salgınında genç yaşta Hakk'ın rahmetine kavuştu. Vefat ederken "Merhaba ölüm, merhaba!" diyerek vuslatı neşeyle karşılamıştır. Muaz bin Cebel, geride herhangi bir dünyalık servet bırakmamış, ancak ilim dünyasına kıyamete kadar sürecek bir metodoloji bırakmıştır. O, "İlmi öğrenin, çünkü ilmi öğrenmek Allah'tan korkmaktır, talep etmek ibadettir, araştırmak cihaddır" sözüyle, ilmin bir Müslüman için neden hayatın merkezinde olması gerektiğini en güzel şekilde özetlemiştir.