Logo İSLAM REHBERİ

Selman-ı Farisi (R.A.)

Selman-ı Farisi (R.A.), İslam tarihinin en özgün ve ilham verici şahsiyetlerinden biridir. Mecusilikten Hristiyanlığa, oradan da İslam'ın nurlu sancağına uzanan destansı bir hakikat arayışının sembolüdür. Doğup büyüdüğü Pers topraklarından Medine'ye uzanan bu çileli yolculukta köle olarak satılmış, ancak Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ile buluşunca ruhu mutlak bir hürriyete kavuşmuştur. Hendek Savaşı'nda sunduğu askeri stratejiyle İslam devletini mutlak bir yıkımdan kurtarmış ve Efendimizin "Selman bizdendir, Ehl-i Beyt'tendir" övgüsüne mazhar olmuştur.

REKLAM ALANI

Hakikat Arayışı ve Çileli Yolculuğu

İran'ın İsfahan bölgesinde, nüfuzlu bir Mecusi (ateşe tapan) ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Selman'ın asıl adı Ruzbih idi. Babası tarafından tapınağın ateşini kollamakla görevlendirilecek kadar sıkı bir Mecusi olarak yetiştirildi. Ancak o, ateşe tapmanın mantıksızlığını görerek gerçeğin peşine düştü. Ailesini ve servetini terk ederek Suriye'ye kaçtı ve Hristiyan alimlerin yanında yıllarca din eğitimi aldı. Ölmek üzere olan son hocası ona, Hicaz topraklarında çıkacak olan ve "hediye kabul eden ama sadaka yemeyen, iki omzunun arasında peygamberlik mührü bulunan" son peygamberi müjdeledi. Bu peygambere ulaşmak için bir kervanla yola çıkan Selman, kervandakiler tarafından ihanete uğrayarak Medine'de bir yahudiye köle olarak satıldı. Yıllarca Medine hurmalıklarında ağır şartlar altında kölelik yaparken, Efendimizin Medine'ye hicret ettiğini duydu.

REKLAM ALANI

Efendimizle Buluşma ve Hendek Zaferi

Selman, Kuba'ya gelen Peygamber Efendimizin (S.A.V.) huzuruna çıkarak hocasının söylediği alametleri tek tek test etti. Önce sadaka niyetiyle hurma verdi, Efendimiz yemedi. Ertesi gün hediye olarak götürdü, Efendimiz ashabıyla birlikte yedi. Son olarak Efendimizin arkasına geçip nübüvvet mührünü görmeye çalışırken, durumu anlayan Resûlullah mübarek hırkasını sıyırdı. Mührü gören Selman, hıçkırıklarla ağlayarak Efendimizin ellerine kapandı ve Müslüman oldu. Peygamber Efendimizin ve ashabın yardımıyla yüzlerce hurma fidanı dikilerek ve büyük miktarda altın ödenerek kölelikten azad edildi. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra askeri dehasını konuşturacağı Hendek Savaşı patlak verdi. 10 bin kişilik devasa müşrik ordusuna karşı Medine'yi savunmak imkansız görünürken Selman, Arap yarımadasında hiç bilinmeyen, Perslerin kale savunma taktiği olan "şehrin etrafına derin hendekler kazma" fikrini sundu. Bu dâhi strateji sayesinde düşman şehre giremedi ve İslam ordusu muazzam bir zafer kazandı.

REKLAM ALANI

Zühdü, Valiliği ve Vefatı

Hz. Ömer'in (R.A.) hilafeti döneminde Medain bölgesine vali olarak atanan Selman-ı Farisi, devletin en üst makamına gelmesine rağmen zahitçe yaşantısından zerre kadar ödün vermedi. Valilik maaşının tamamını fakirlere dağıtır, geçimini ise kendi elleriyle hurma yapraklarından sepet örüp satarak sağlardı. Tek bir hırkayla dolaşır, kendisini tanımayanlar onun bir vali olduğuna asla inanmazdı. "Gözümün nuru" dediği Peygamber Efendimizin (S.A.V.) sünnetine milimetrik bir sadakatle bağlı kaldı. Hicri 36 yılında Medain'de vefat eden Selman, geride hiçbir dünyalık mal bırakmadan, sadece takva ve adanmışlıkla dolu nurlu bir miras bırakarak ahirete irtihal etti.